Skip Navigation Links

YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
Makale Kategorileri
 

yorukler et pazari

 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki

Çağdaşlık mağdaşlık falan...

DOĞAN ÜNAL
Gazete Köşesi - 02 Nisan 2017 Pazar - 20:29:11  - Bu makale 251 kere okundu.
DOĞAN ÜNAL 
doganmy@gmail.comDeğerli okuyucular,

Nedir çağdaşlıktan anladığınız? Çağ; malum devir, devre, yüzyıl gibi anlamlara gelir. Daş da benzeri isimleri ifade etmede kullanılır. Mesela adaş, meslektaş gibi.
Fakat sorun şu ki, günümüzde çağdaş denilince aklımıza gelen şey entelektüel kişilik, ileri görüşlü, öngörülü, okumuş falan… Bunlar bize öğretilen, ezberletilen şeyler.  Bilinçaltımıza yerleşti. Siz sokaktan birisini çevirin, sorun çağdaşlık nedir diye, bunlardan farklı bir cevap alacağınızı sanmıyorum.


Çağdaş dediğiniz şey, içinde yaşadığınız toplumun, kültürün diğer toplumlarla kültürel, görüş, ekonomik olarak aynı konumda olması. Aynı seviyede olması. Yani hangi çağda yaşarsan, o çağa ayak uyduracaksın. Nasıl olacak bu? Diğer ülkeleri baz alacaksın. Elin Amerika’sı, Avrupası nasılsa sen de öyle olacaksın. Yani asıl baz alınan şey kültür, teknoloji, anlayış biçimi. Bunlarla aynı çağda olacağız diye kendimizden uzaklaşıyoruz.
 

Çağdaşlık falan hikâye. Birileri ile aynı seviyede olacağız diye kendimizi unutuyoruz, sonra da kendimize yabancılaşıp, ne oldu bize diye cevabını özlediğimiz sorular soruyoruz.
Osmanlı toplam 6 yy. varlığını sürdürdü. Referansı İslam’dı. Bir şeylerin eksikliği hissedildi ve III. Ahmet döneminde lale devri yaşandı. Lale gibi devir yaşadık. Özellikle kültür, altyapı bağlamında onlardan bir şey aldık.
Ama değişmedik. Bozulmadık. Islahat yaptık. Silkelendik. Muhafazakârdık. Din, İslam’dı. Teokrasiydi yönetim şekli.
1900’lere gelinceye kadar devlet ağırlaşmaya başladı. Durakladı ve çöktü. Çöküş sebebi olarak düzinelerce neden sıralayabilirim.

 

Kimisi masonlar yıktı der.
Kimisi ''Avrupa’yı örnek almadık.'' der.
Kimisi, ''Avrupa’yı örnek aldığımız için böyle oldu.'' der.
Kimisi ''sistem değişmeliydi.'' der.
Kimisi, ''dışarıdan Yahudiler, içeriden bizimkiler saldırdı.'' der. Der oğlu der. Bir sürü sebep var.


 

Neyse konumuza dönelim.
Necip Fazıl Kısakürek, ''Bize ne olduysa ağır ağır oldu.'' der.
Mehmet Akif Ersoy, bu milletin kurtuluşunu dine bağlanmakta ve dini yaşamakta görür.
Uğur Dündar, cumhuriyeti elden bırakmayıp, laik çizgimizi bozmazsak, Atatürk’ün yolundan gidersek bize kimse bir şey yapamaz der.
Her düşünürün kendine bir fikri var ülke için.
Değişime ayak uydurabilen ayakta kalır. Yalnız değişirken kendi değerlerini korumalısın. İşte bizdeki sorun da burada.
Biz değişmeyi, çağdaşlaşmayı radikal düşünce bağlamında ele aldık.
Özümüzden taviz verdik. Önümüzü önümüzü göremez olduk.
İnsanlar artık İslamiyet’i gericilik, yobazcılık, bağnazlık olarak görmeye başladı. Beyinler türbanlı artık.

 

*


Çağdaşlaşmaktan;
Kadının açılmasını anladık,
Özgürleşmeyi anladık,
Dini öcü olarak görmeye başladık.
Özümüzü unuttuk.
Ecdadımızı arar olduk.
Çağdaşlaşalım derken çağdışına doğrun gitmeye başladık.

 

*

 

Hep ne oldu bize diyoruz.
Kimse, ‘’neden böyle olduk?’’ demiyor. Sonuca değil nedene bakın ki, sonucu değiştirebilelim.
Kardeşim, çağdaşlaşalım diyorsanız;
Yapıda Japonya’yı,
Futbolda İngiliz’i
Teknoloji’de Amerika’yı,
Turizmde, Dubai’yi, Fransa’yı
Sinemada, Hollywood’u, Bolywood’u,
Mutfağıyla, İtalya’yı,
Sanayisiyle Almanya’yı,
Yeşilliğiyle Hollanda’yı örnek alın.

 

*

 

Ama özümüzün ötesine geçmeyin.

Zannımca kurtuluşumuz İslamiyet’e bağlanmaktan geçiyor.
Yahu kardeşim zaten % 90’ımız Müslüman, hala neyi kanıtlamaya çalışıyorsun demeyin.

 

*

 

Ben kimlikte yazana değil, yaşanılana bakarım o kadar.
İslamiyet, çağa uydurulmaz, çağ İslamiyet’e uydurulur o kadar.

 

*

 

Muhafazakârdık, Avrupa’yı, Amerika’yı örnek alalım derken kimliğimizin dışına çıktık.
Sokakta, öpüşen, sevişen çiftleri görünce kimimiz, ‘’Utanmazlar, arlanmazlar, şunların yaptığına bak, göz göre göre zina ediyorlar.’’ deyip, cehennemlik ilan ederken kimimiz de ‘’Düşünce ve davranış özgürlüğü, herkes kendi hayatından sorumludur. Kimse kimseye karışamaz. Burası özgür bir ülke diyor.’’
İşte çatışmada burada başlıyor.
Biz çağdaşlaşma olayını yanlış anlayıp, fazlasını almışız elin gâvurunda. Aldıklarımız kendimize ekleyip, bizdekilerle değiştirmişiz. Sonra da al sana kültür çatışması.

 

*

 

Çağdaşlaşmayı;
Dindaşlaşma olarak algılamışız,
Mezhep genişlemesi olarak algılamışız,
Saygısızlık,
Sınırsız ve fütursuz özgürlük,
Kitap okuma,
Açılma olarak algılamışız.
Başkalarına benzeme olarak algılamışız.
Velhasıl biz olayı çok yanlış anlamışız.

 

***

 

Bu arada;


Almanya ve İngiltere peş peşe açıklamalar yaparak Darbe girişiminde FETÖ’nün izine rastlanılmadığını. İfade etti. Bu açıklamalardan sonra hükümetimiz Avrupa’ya yüklenmekten vazgeçti.
Soruyorum,
Acaba bu açıklamalardan sonra neden hükümetimizden bir cevap gelmedi, Neden yüklenmekten vazgeçtik?

 

***

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli, 16 Nisan’dan sonra terör bitecek dedi.
Yani diyor ki;

-16 Nisan’a kadar başınızın çaresine bakın,
-Terörü bitirmek bizim elimizde ama bitirmeye elimiz varmıyor,
-Sayın cumhurbaşkanımızdan başkası terörün bitmesini istemiyor.

Benim anladıklarım bunlar. Siz ne düşünürsünüz bilemem.
 

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; ,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 
5 TEMMUZ HABER REKLAMLAR